Selçuk'a gelen çoğu insan Artemis Tapınağı'nı kazara görür. Efes'e giden yolun solunda çitle çevrili bir tarla, ortasında tek bir sütun. Tabelayı fark edip durursunuz, birkaç dakika bakarsınız, sonra "bu kadar mı?" dersiniz.
Bu tepki gayet normal. Ama bir soruyu cevaplayınca alan tamamen değişiyor: bu tarlanın altında ne var?
Artemis Tapınağı, MÖ 6. yüzyılda Efes'te tanrıça Artemis adına yapılmış, baştan aşağı mermer, 127 sütunlu bir yapıydı. Antik dünyanın bilinen en büyük tapınağıydı ve yedi harika listesine Mısır piramitleriyle birlikte girdi. Bugün Selçuk sınırları içinde, ücretsiz gezilebilen bir ören yeri.
Aşağıda hem yapının hikâyesini hem de oraya gittiğinizde ne yapmanız gerektiğini bulacaksınız.
Konum | Selçuk, İzmir. Efes Antik Kenti'nin ~1,5 km kuzeydoğusu |
Kült alanının yaşı | Yaklaşık 2.800 yıl (MÖ 8. yüzyıl) |
Anıtsal tapınaklar | MÖ 6. yüzyıl (Arkaik) ve MÖ 4. yüzyıl sonu (Helenistik) |
Mimarlar | Giritli Kressophon ve oğlu Metagenes |
Ölçü | Yaklaşık 130 × 70 m, 127 sütun, sütun yüksekliği ~18 m |
Bugün ayakta | Temeller ve yeniden dikilmiş tek sütun (~14 m) |
Giriş | Ücretsiz, gişe yok |
Süre | 20-30 dakika |
Statü | Efes ile birlikte UNESCO Dünya Mirası (2015) |
Artemis Tapınağı Neden Dünyanın 7 Harikasından Biriydi?
Yedi harika listesi bir gezi önerisi değildi. MÖ 2. yüzyılda yaşayan şair Sidonlu Antipatros, dönemin bilinen dünyasında insan eliyle yapıldığına inanmakta zorlandığı eserleri sıralıyordu. Artemision bu listeye rastgele girmedi.
Dönemine Göre Olağanüstü Boyutları
Bugün büyük bir yapıya alışkınız; gökdelenler, stadyumlar, köprüler görüyoruz. Antik çağda ölçek böyle değildi. Bir insanın hayatı boyunca göreceği en büyük yapı, muhtemelen kendi şehrinin tapınağıydı ve o da genellikle bir iki katlı evden biraz yüksekti.
Artemision, bu ölçeği tek hamlede kırdı. Efes limanına yaklaşan gemilerden görülüyordu. Şehre karadan gelen biri, tapınağı Efes'in kendisinden önce fark ediyordu. Bu, kasıtlı bir etkiydi: yapının büyüklüğü tanrıçanın gücünün fiziksel kanıtı sayılıyordu.
Rakamların tamamını ve karşılaştırmaları aşağıdaki mimari bölümünde bulacaksınız. Burada altı çizilmesi gereken şey şu: ziyaretçiler tapınağın önünde durduklarında yapıyı bir bakışta göremiyorlardı. Bunu başaramamak, o çağda tanrısal bir tecrübe olarak yorumlanıyordu.
Görkemli Mimari Yapısı
Tapınak, iç mekânı çepeçevre saran çift sıra sütun düzeniyle (dipteros) inşa edilmişti. Yani içeri girmeden önce bir sütun ormanının içinden geçiyordunuz. Işık sütunların arasından parça parça süzülüyor, yapının bütünü hiçbir açıdan görünmüyordu.
Antik kaynaklara göre bütünüyle mermerden inşa edilen ilk büyük Yunan tapınaklarından biriydi. O döneme kadar tapınaklarda kireçtaşı ve ahşap ağırlıktaydı. Mermer hem yapıyı beyazlattı hem de ince işçiliğe imkân verdi. Sonuç, uzaktan bakıldığında ışık saçan bir kütleydi.
Heykelleri ve Süslemeleri
Tapınağın içindeki kült heykeli, bugün bildiğimiz avcı Artemis'ten oldukça farklıydı. Göğüs bölgesi sıra sıra oval çıkıntılarla kaplı, bacakları hayvan kabartmalarıyla sarılı, tepeden tırnağa bereket sembolleriyle donatılmış bir figürdü. Bu çıkıntıların ne olduğu hâlâ tartışılır; göğüs, adak olarak sunulan boğa testisi, kehribar boncuk ve yumurta önerileri arasında kesin bir uzlaşma yok.
Tapınak aynı zamanda bir hazineydi. Krallar ve tüccarlar buraya altın, gümüş ve sanat eseri bağışlıyordu. Yapının kutsal dokunulmazlık hakkı (asylia) vardı; borçlular, kaçaklar ve siyasi sürgünler buraya sığınabiliyordu. Zamanla mevduat kabul eden, kredi veren bir kuruma dönüştü. Antik dünyanın en güvenli kasası, bir tapınağın içindeydi.
Artemis Kültünün Önemi
Efes Artemisi, Yunan panteonundaki Artemis'ten çok Anadolu'nun ana tanrıça geleneğine, Kybele'ye yakındır. Yunan kolonistler bölgeye geldiklerinde zaten orada olan bir inancı devralıp kendi tanrıçalarının adıyla sürdürdüler. Bu yüzden tapınak, sadece bir ibadet yapısı değil, binlerce yıllık kesintisiz bir geleneğin merkeziydi.
Her yıl düzenlenen Artemisia şenlikleri Akdeniz'in dört bir yanından hacı çekiyordu. Efes ekonomisinin önemli bir kısmı bu ziyaretçilere dayanıyordu. İncil'in Elçilerin İşleri bölümünde anlatılan olay da tam bunu gösterir: gümüşten Artemis tapınağı maketleri üreten ustalar, işlerini tehdit ettiğini düşündükleri Pavlus'a karşı şehirde ayaklanma başlatır.
Antik Dünyadaki Ünü
Antipatros, piramitleri ve Rodos Heykeli'ni saydıktan sonra Artemision'u gördüğünde diğerlerinin gölgede kaldığını yazar. O çağda yapılmış en net "en iyisi bu" açıklamasıdır.
Ün öyle bir seviyedeydi ki, tapınağı yakan adam bile bunu şöhret için yaptı. Herostratos'un hikâyesi bugün psikolojide "Herostratos sendromu" olarak anılıyor: dikkat çekmek için yıkıcı bir eylemde bulunma dürtüsü.
Artemis Tapınağı'nın Tarihi
Burada bir noktayı baştan netleştirelim. "Artemis Tapınağı" tek bir yapının adı değil. Aynı kutsal alanda, yaklaşık bin yıl boyunca üst üste inşa edilmiş birden fazla tapınaktan söz ediyoruz. Kaynaklardaki tarih ve ölçü farklılıklarının çoğu bu yüzden.
| Dönem | Olay |
|---|---|
| MÖ 8.-7. yüzyıl | İlk kült alanı ve küçük ölçekli yapılar |
| MÖ 560 civarı | Lidya Kralı Kroisos'un katkısıyla Arkaik tapınak |
| MÖ 356 | Herostratos'un çıkardığı yangın |
| MÖ 4. yüzyıl sonu | Helenistik tapınağın inşası |
| MS 262 | Got akını, ağır tahribat |
| MS 4.-5. yüzyıl | Kültün sona ermesi, alanın terk edilmesi |
| 1869 | J.T. Wood'un temelleri bulması |
| 1973 | Tek sütunun ayağa kaldırılması |
İlk Tapınaktan Büyük Artemis Tapınağı'na
Kazılar, MÖ 8. yüzyıldan itibaren burada bir kült yerinin oluştuğunu gösteriyor. Efsaneye göre kutsal alanı Amazonlar kurmuştu. İlk yapılar mütevazıydı: bir açık hava sunağı ve çevresindeki küçük yapılar.
Bölgeyi düzenli olarak basan Küçük Menderes alüvyonları bu erken katmanları toprak altında korudu. Arkeologların bugün erken dönem hakkında bu kadar çok şey bilmesinin sebebi, aslında tapınağı yok eden şeyin ta kendisi.
Büyük Artemis Tapınağı'nın İnşası
Dönüm noktası MÖ 6. yüzyılın ortasında geldi. Tapınak, Lidya Kralı Kroisos'un maddi desteğiyle inşa edildi. Kroisos zenginliği atasözüne dönüşmüş bir hükümdardı ve Efes'i topraklarına kattıktan sonra bu yatırımla yerel halkın gönlünü kazandı. Siyasi açıdan bakıldığında bu bir barış hamlesiydi.
Projeyi Giritli mimar Kressophon ve oğlu Metagenes yürüttü. İnşaat onlarca yıl sürdü. Bir mimarın başlayıp oğlunun devraldığı bir şantiyeden söz ediyoruz; bugünün ölçüleriyle bile olağandışı bir süre.
Yangın, Yıkım ve Yeniden İnşa
Antik kaynaklara göre tapınak, adını ölümsüzleştirmek isteyen Herostratos adlı biri tarafından MÖ 356'da kundaklandı. Efesliler cezalandırmanın ötesine geçip adının anılmasını yasakladılar. Tarihçi Theopompos kaydettiği için isim yine de bugüne ulaştı; yasak, yaklaşık 2.400 yıl sonra tam tersi sonucu verdi.
Rivayete göre yangın, Büyük İskender'in doğduğu geceydi. Plutarkhos bu tesadüfü alaycı bir açıklamaya bağlar: Artemis o gece İskender'in doğumuyla meşguldü, tapınağıyla ilgilenemedi.
Efesliler hemen yeniden inşaya girişti. İskender yıllar sonra şehre geldiğinde masrafı üstlenmeyi teklif etti, karşılığında yapıya adının yazılmasını istedi. Efesliler bunu, bir tanrının başka bir tanrıya tapınak armağan etmesinin uygun olmayacağını söyleyerek reddetti. Hem kibar hem de son derece zekice bir "hayır"dı. İkinci tapınak daha yüksek bir platform üzerine, daha büyük ölçekte yükseldi.
Sonun Başlangıcı: Gotlar, Alüvyon ve Unutuluş
MS 262'deki Got akınında tapınak ağır hasar gördü ve eski ihtişamına bir daha kavuşamadı.
Ama asıl darbe sessiz geldi. Küçük Menderes'in taşıdığı alüvyon Efes limanını doldurdu; deniz çekildi, şehir ticari önemini yitirdi. Hıristiyanlığın yayılmasıyla kült sona erdi ve MS 5. yüzyılda alan terk edilmişti. Ardından tapınak bir taş ocağına dönüştü. Açığa çıkan mermerler çevredeki İsa Bey Camii ve St. Jean Bazilikası'nın yapımında kullanıldı.
Yani Artemision tek bir felaketle yıkılmadı. Yaklaşık yedi yüz yıla yayılan bir aşınmayla ortadan kalktı.
Tapınağın Yeniden Keşfi
19. yüzyıla gelindiğinde yerin tam olarak neresi olduğu unutulmuştu. İngiliz demiryolu mühendisi John Turtle Wood, British Museum adına yıllarca süren bir arama yürüttü ve tapınak 1869'da bulundu. Wood antik yazıtlardan yola çıkarak alanı adım adım daralttı; sonunda bataklığın yaklaşık altı metre altında temellere ulaştı.
1904-1905'te D.G. Hogarth daha erken katmanları ortaya çıkardı. 1965'ten sonra kazıları Avusturya Arkeoloji Enstitüsü sürdürdü.
Artemis Tapınağı'nın Mimari Özellikleri
Sütunları ve Mermer Yapısı
Tapınak İon düzenindeydi: ince uzun gövdeler, kaideli sütunlar, koç boynuzunu andıran volütlü başlıklar. İon düzeninin anıtsal ölçekteki ilk büyük uygulamalarından biri olması, yapıyı mimarlık tarihi açısından ayrıca önemli kılar.
Mermerin bulunuşu ilginç bir ayrıntıdır. Vitruvius'un aktardığına göre uygun ocağı Efes yakınlarında bir çoban tesadüfen fark etmiş; çarpışan koçların kırdığı kayanın içinden beyaz mermer çıkmıştı. Ocağın yakınlığı, projenin maliyetini ciddi biçimde düşürdü.
Temel ise bilinçli bir mühendislik tercihiydi. Plinius, yapının deprem riskine karşı kasten bataklık bir zemine oturtulduğunu, altına sıkıştırılmış odun kömürü ve yün katmanları serildiğini yazar. Yumuşak zemin, sarsıntıyı emen bir yastık görevi görüyordu. Modern sismik izolasyon mantığının iki bin beş yüz yıllık bir versiyonu.
Sütunların taşınması da ayrı bir problemdi. Vitruvius, Kressophon'un tamburları tekerlek gibi yuvarlayarak taşıdığını anlatır: blokların iki ucuna ahşap kasnaklar geçirilip öküzlerle çekiliyordu.
Heykel ve Kabartmaları
Yapının en özgün unsuru, sütunların alt kısımlarındaki kabartmalı kaidelerdi (columnae caelatae). Sütunun tabanını çepeçevre saran figürlü frizler tam ziyaretçinin göz hizasındaydı. Plinius'a göre 36 sütunda bu kabartmalardan vardı ve bunlardan birini dönemin en ünlü heykeltıraşlarından Skopas yapmıştı.
Sunağın büyük bölümünün Praksiteles'in elinden çıktığı, tapınakta ressam Apelles'in İskender portresinin sergilendiği de antik kaynaklarda geçer. Yapı bir galeri işlevi de görüyordu.
Bugüne kalan kabartmalı sütun parçaları ve arkaik başlıklar Londra'daki British Museum'da.
Tapınağın Ölçeği
Rakamlar tek başına soyut kalıyor, karşılaştırma yardımcı oluyor:
| Yapı | Yaklaşık taban ölçüsü | Kapladığı alan |
|---|---|---|
| Artemis Tapınağı (Helenistik) | 130 × 70 m | ~9.000 m² |
| Parthenon (Atina) | 70 × 31 m | ~2.100 m² |
| Standart futbol sahası | 105 × 68 m | ~7.100 m² |
Sütun yüksekliği yaklaşık 18 metreydi; bugünün ölçüsüyle altı katlı bir apartman. Bunlardan 127 tane vardı ve hepsi mermerdi.
Bir uyarı: antik yazarların verdiği ölçülerle kazı sonuçları birebir örtüşmez. Farklı kaynaklarda 115 ile 137 metre arasında değişen uzunluklar görürsünüz. Fark iki şeyden geliyor: antik ölçü birimlerinin çevrilmesindeki belirsizlik ve hangi kısmın ölçüldüğü (platform mu, sütunlu gövde mi). Bu yüzden yazı boyunca "yaklaşık" ifadesi kullanıldı.

Artemis Tapınağı'ndan Günümüze Ne Kaldı?
Alanda göreceğiniz şey, su tutan bir çukurun içindeki temel blokları, etrafa dağılmış mermer parçaları ve tek bir sütun. O sütun 1973'te yeniden dikildi, ama önemli bir ayrıntı var: farklı sütunlara ait tamburların birleştirilmesiyle oluşturuldu. Yani orijinal, tek parça ayakta kalmış bir sütun değil. Yaklaşık 14 metre yüksekliğinde; asıl sütunlardan kısa.
Tapınağın kayıp parçaları bugün üç farklı yerde:
British Museum (Londra). Kabartmalı sütun kaideleri, başlıklar ve mimari parçaların büyük bölümü 19. yüzyılda buraya taşındı.
Efes Müzesi (Selçuk). "Güzel Artemis" ve "Büyük Artemis" heykelleri ile tapınağın maketi burada.
Alanın kendisi. Temeller ve henüz kazılmamış erken dönem katmanları hâlâ toprak altında.
Buradan çıkan pratik sonuç şu: önce Efes Müzesi'ne gidip maketi ve heykelleri görün, sonra tapınak alanına geçin. Zihninizde tamamlayacak bir görüntü olmadan o tek sütun gerçekten boş görünüyor. Bu sırayı ters yapan ziyaretçilerin hayal kırıklığına uğramasının sebebi tam olarak bu.
Alanın küçük bir sürprizi daha var. Tapınaktan Ayasuluk Tepesi'ne doğru baktığınızda tek karede beş dönemin izini görüyorsunuz: Antik Yunan (Artemision), Bizans (St. Jean Bazilikası), Aydınoğulları (İsa Bey Camii), Osmanlı (Ayasuluk Kalesi) ve bugünün Selçuk'u.
Artemis Tapınağı Nerede?
Artemis Tapınağı, İzmir'in Selçuk ilçesinde, ilçe merkezi ile Efes Antik Kenti arasındaki yol üzerindedir.
| Nereden | Mesafe |
|---|---|
| Selçuk merkez | ~500 m (10-15 dk yürüyüş) |
| Efes Antik Kenti alt kapı | ~3 km |
| Kuşadası | ~20 km |
| İzmir Adnan Menderes Havalimanı | ~55 km |
| İzmir merkez | ~75 km |
Birçok kaynak tapınağın Efes Antik Kenti'nin içinde olduğunu yazar. Doğru değil. Ayrı bir alandır, ayrı girişi vardır ve Efes biletiyle hiçbir bağlantısı yoktur.
Artemis Tapınağı'na Nasıl Gidilir?
Özel Araçla
Selçuk merkezden Efes yönüne çıkan yol üzerinde, sol tarafta. Navigasyona "Artemis Tapınağı" yazmanız yeterli. Alanın önünde ücretsiz park edilebilecek bir alan var, ancak yoğun günlerde dar kalıyor.
Trenle
İZBAN hattı Selçuk'a kadar uzanıyor. Alsancak'tan Selçuk'a yolculuk ortalama 100 dakika sürüyor ve Tepeköy'de aktarma gerekiyor. Adnan Menderes Havalimanı aynı hat üzerinde olduğu için uçaktan inip doğrudan trene binmek mümkün.
Selçuk istasyonundan tapınağa yürüyüş 15-20 dakika. Tren saatlerini önceden kontrol edin; Tepeköy aktarmasında bazı seferlerde uzun bekleme çıkabiliyor.
Otobüs ve Dolmuşla
İzmir Otogarı'ndan Selçuk'a düzenli seferler var, yolculuk yaklaşık 1 saat 15 dakika. Kuşadası'ndan kalkan dolmuşlarla 30-40 dakikada Selçuk'a ulaşırsınız.
Selçuk otogarına indikten sonra yürümek en pratiği. Efes yönüne giden dolmuşa binip tapınak sapağında inmek de mümkün.
Artemis Tapınağı'nı Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman
En iyi aylar Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim. İlkbaharda çevre yemyeşil olur, gelincikler açar, alan en fotojenik halini alır. Sonbaharda kalabalık azalır ve ışık yumuşar.
Kaçınılması gereken: Temmuz-Ağustos öğle saatleri. Alanda hiç gölge yok. 12:00-16:00 arası burada durmak zor.
Kışın: Zemin bataklık olduğu için yağışlardan sonra su tutar, kalıntıların bir kısmı gölete döner. Sütunun suya yansıması fotoğrafçılar için güzel bir fırsat ama yürünecek alan daralıyor.
Günün en iyi saati: Sabah 09:00 öncesi veya gün batımından bir saat önce. Sütun batıdan aldığı ışıkla akşamüstü belirgin biçimde daha etkileyici görünüyor. Leylekler de genelde bu saatlerde yuvada oluyor.
Artemis Tapınağı Gezi Rehberi
Giriş, Süre ve Koşullar
Artemis Tapınağı ziyareti için giriş ücreti alınmıyor, alan tamamen ücretsiz geziliyor. Ören yeri statüsünde olmasına rağmen bilet gişesi veya turnike bulunmadığı için Müze Kart'a da ihtiyacınız yok. Alan halka açık ve 2026 itibarıyla giriş ücretsiz.
Ayırmanız gereken süre, tabelaları okumak ve fotoğraf çekmek dahil 20-30 dakika.
Ziyaret Öncesi Bilmeniz Gerekenler
Alanda tuvalet, kafe veya müze binası yok. Bu ihtiyaçlarınızı Selçuk merkezde halledin; yürüme mesafesinde.
Beklentinizi doğru kurun. Burası saatlerce gezilecek bir antik kent değil. Bir olay yeri incelemesi gibi yaklaşın: tek sütuna bakıp, etrafa dağılmış mermerlerden 127 sütunlu yapıyı zihninizde kurmaya çalışın.
Zemin toprak, taş ve yağış sonrası çamur. Spor ayakkabı şart. Kalıntıların arasına inen patika engelli erişimine uygun değil, ancak alana yukarıdan bakmak mümkün.
Girişin çevresinde hediyelik eşya satıcıları olabiliyor; ısrarlı bir yaklaşımla karşılaşırsanız kibarca geçin. Alanda sesli rehberlik hizmeti de yok, bu yüzden okuyacağınız bir kaynağı yanınızda bulundurmanız işe yarıyor.
Fotoğraf İçin
En iyi kare, sütunu ön planda tutup arkaya Ayasuluk Tepesi ile İsa Bey Camii'ni alan açıdır. Alanın güneybatı köşesinden çekildiğinde üç farklı dönem aynı çerçeveye giriyor.
Artemis Tapınağı Ziyaretinde Efes Gezi Rotası
Tapınak tek başına yarım günü doldurmaz. Mantıklı olan, onu Selçuk turunun bir parçası yapmak. Sıralama önemli: müze önce, tapınak sonra.
Yarım Günlük Rota (4-5 saat)
09:00 – Efes Antik Kenti. Üst kapıdan girip aşağı yürüyün, böylece yokuş aşağı gezersiniz. T.C. vatandaşları için Müzekart geçerli, yabancı ziyaretçiler için giriş ücreti 40 Euro. Yamaçevler bölümünde Müzekart geçersiz, ayrıca ödeme gerekiyor.
12:00 – Öğle yemeği. Selçuk merkezde köfte veya Ege otları.
13:30 – Efes Müzesi. Artemis heykellerini ve tapınağın maketini görün. Burası tapınak ziyaretinin ön hazırlığı.
15:00 – Artemis Tapınağı. Maketi gördükten sonra alan bambaşka görünüyor.
Tam Günlük Rota
Yukarıdakine şunları ekleyin:
16:00 – St. Jean Bazilikası ve Ayasuluk Kalesi. Tepeden Selçuk ovasını ve tapınak alanını birlikte görürsünüz.
17:30 – İsa Bey Camii. Tapınağın taşlarının bir kısmının nereye gittiğini bizzat görme fırsatı.
19:00 – Şirince. Akşam yemeği ve meyve şarabı.
Yaz ayları için alternatif: Efes'te Gece Müzeciliği uygulaması 1 Haziran-1 Ekim arasında sürüyor; belirlenen günlerde antik kent akşam saatlerinde de ziyarete açık tutuluyor. Bu günlerde Efes Ören Yeri Alt Kapı gişeleri 18.45-22.00 arasında hizmet veriyor. Gündüzü tapınağa ve müzeye, akşamı aydınlatılmış Efes'e ayırmak sıcaktan kurtulmanın en iyi yolu.
Çevrede Gezilecek Yerler
| Yer | Mesafe | Ne var |
|---|---|---|
| Efes Müzesi | 600 m | Artemis heykelleri ve tapınağın maketi |
| İsa Bey Camii | 600 m | 1375 tarihli, Beylikler dönemi mimarisi |
| St. Jean Bazilikası | 700 m | Aziz Yuhanna'nın mezarı olduğuna inanılan yapı |
| Ayasuluk Kalesi | 800 m | Ovanın tamamını gören manzara noktası |
| Efes Antik Kenti | 3 km | Celsus Kütüphanesi, antik tiyatro, mermer caddeler |
| Pamucak Plajı | 7 km | Geniş ve görece sakin kumsal |
| Şirince | 8 km | Taş evler, dar sokaklar, meyve şarabı |
| Meryem Ana Evi | 9 km | Bülbül Dağı'nda, hac merkezi |
| Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi | 10 km | Açık havada lokomotif koleksiyonu |
Sık Sorulan Sorular
Artemis Tapınağı Neden Dünyanın 7 Harikasından Biriydi?
Antik dünyanın bilinen en büyük tapınağı olması, bütünüyle mermerden inşa edilmesi ve dönemin en ünlü sanatçılarının eserlerini barındırması nedeniyle. Ayrıca yedi harika arasında Türkiye sınırları içinde kalan tek yapı odur; Halikarnas Mozolesi de Anadolu'daydı ancak listeye göre sayım yapılırken ikisi de Türkiye'dedir.
Artemis Tapınağı Günümüzde Neden Tamamen Ayakta Değil?
Tek bir felaketle yıkılmadı. MÖ 356'daki kundaklama, MS 262'deki Got akını, kültün sona ermesiyle gelen terk edilmişlik ve ardından yapının taş ocağı olarak kullanılması yaklaşık yedi yüz yıla yayıldı. Alüvyon birikmesi de kalan temelleri toprak altında bıraktı.
Artemis Tapınağı'nda Günümüzde Ne Görülebilir?
Temel blokları, alana dağılmış mermer parçaları ve yeniden dikilmiş tek sütun. Bu sütunun önemli bir ayrıntısı var: farklı sütunlara ait tamburların birleştirilmesiyle oluşturuldu ve orijinal yüksekliğinden kısa. Kabartmalar British Museum'da, heykeller ve maket Efes Müzesi'nde.
Artemis Tapınağı Efes Antik Kenti'nin İçinde Mi?
Hayır. Efes Ören Yeri sınırlarının dışında, ayrı bir alandır. Efes bileti burayı kapsamaz, buranın zaten bileti yoktur. İki alan arasındaki mesafe yaklaşık 1,5 km; yürünebilir ama yol kenarında kaldırım sürekli değil, araçla gitmek daha güvenli.
Artemis Tapınağı'na Giriş Ücretli Mi?
Hayır, giriş tamamen ücretsiz. Bilet gişesi veya turnike bulunmadığı için Müze Kart'a da gerek yok. Alan açık havada olduğundan gündüz saatlerinde serbestçe ziyaret edilebiliyor. Efes Antik Kenti'nin ücretli girişiyle karıştırılmamalı.
Artemis Tapınağı'nı Gezmek Ne Kadar Sürer?
Alan için 20-30 dakika yeterli. Ancak Efes Müzesi'ni de programa katarsanız ikisi birlikte yaklaşık 2 saat sürüyor ve ziyaretten alacağınız verim katlanıyor. Müze, tapınakta göremediğiniz her şeyi barındırıyor.
Artemis Tapınağı Kaç Yıllık?
Kutsal alanın kendisi yaklaşık 2.800 yıllık; MÖ 8. yüzyıldan itibaren kullanılıyor. Bugün görülen temeller ise ağırlıklı olarak MÖ 4. yüzyıl sonunda yapılan Helenistik tapınağa ait, yani yaklaşık 2.350 yıllık.
Artemis Tapınağı'nı Kim Yaktı?
Antik kaynaklara göre MÖ 356'da Herostratos adlı biri, adının tarihe geçmesi için tapınağı kundakladı. Efesliler adının anılmasını yasakladı, ancak tarihçi Theopompos kayda geçirdiği için isim günümüze ulaştı. Rivayete göre yangın Büyük İskender'in doğduğu gece çıkmıştır.
Dünyanın 7 Harikasından Kaç Tanesi Ayakta?
Yalnızca Keops Piramidi büyük ölçüde ayakta. Diğer altısından geriye ya kalıntı kaldı ya da hiçbir iz kalmadı. Artemis Tapınağı, kalıntısı üzerinde durabildiğiniz ve üstelik ücretsiz ziyaret edebildiğiniz birkaç örnekten biri.
Kaynaklar ve Doğruluk Notu
Bu yazıdaki tarihsel bilgiler ağırlıklı olarak şu antik kaynaklara dayanıyor: Plinius (Naturalis Historia, ölçüler, temel tekniği, kabartmalı sütunlar), Vitruvius (De Architectura, mermer ocağı ve sütun taşıma yöntemi), Strabon (Geographika, İskender'in teklifi ve tapınağın sığınma hakkı), Plutarkhos (İskender, yangın gecesi anlatısı). Modern veriler J.T. Wood, D.G. Hogarth ve Avusturya Arkeoloji Enstitüsü kazılarına dayanıyor.
Ölçülerde kaynaklar arasında farklar bulunduğu için yazı boyunca yaklaşık değerler verildi.
Giriş ücretleri, ziyaret saatleri ve ulaşım bilgileri bu yazının hazırlandığı tarihte geçerliydi. Bu bilgiler her sezon değişebildiği için, yola çıkmadan önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi sitesinden teyit etmeniz önerilir.



